Linux vs Windows vs MacOS


Linux hakkında bir çok yazı okumuş kulaktan dolma bilgilerle işletim sistemleri hakkında yalan yanlış düşüncelere kapılmışsınızdır. Özellikle sıradan bir kullanıcı iseniz şu anda bir bilgisayarın Microsoft Windows olmadan çalışamayacağını düşünüyor veya işletim sistemleri içinde en iyi işletim sisteminin Microsoft Windows olduğuna inaniyor ve bu yüzden her laptop bilgisayar ile Microsoft Windows verildiği sonucuna ulaşıyor olabilirsiniz. Ozaman artık yanlış veya eksik bilgilerinizi doğru olanlar ile düzelmenin zamanı geldi diyebilirim.

Bir çok “bilgisayar uzmanı” olarak andığımız, bilgisayara format çekmesini öğrendikten sonra bilgisayar camiasında peygamberliğini ilan eden pek bilmiş arkadaşların işletim sistemleri hakkında attıp tutukları gibi; “Linux sunucular için çok iyi ama son kullanıcı kullanamaz çünkü her şeyi siyah ekranda komut girerek yapmanız gerekiyor” laflarından tutunda, Mac OS’un profesyonel grafik tasarımcılar için yapılmış bir işletim sistemi olduğunu idaa edenlere, hatta Windows harika bunların hepsini yapabiliyorsunuz, hem sunucu olarak kullanabiliyor hemde grafik tasarım yapabiliyorsunuz demelerine kulak asmayın hatta böyle bir durumu savunan bir akıl hocanız varsa, farklı bir akıl hocası arayışına girin derim. Çünkü bu kalıptaki insanlar, ne Linux kullanmış nede Mac OS kullanmıştır. Varsa yoksa Windows’la haşır neşir olmuş ve tek bildiği işletim sistemi Windows olduğundan bunu ölesiye savunmayı kendine ilahi bir görev olarak atamıştır.

Şimdi aklınız fazla karışmadan bu 3 populer işletim sistemini kısaca size anlatayım.

Microsoft Windows

Windows, aslında bill gates’in yıllar önce apple ile yaptığı geliştirme anlaşması sırasında apple’dan arakladığı bir işletim sisteminin üzerine yapılandırılmış ve sonrasında microsoft temelli hale getirilmiş bir işletim sistemidir. Yani işin başından beri, microsoft devşirme geliştirmeler yaparak Windows dediğimiz işletim sistemini bu zamanlara getirmiştir.

Windows, son zamanlarda adından da sıkca bahsedilen son versiyon işletim sistemi Vista ile, aslında tıkanan alt yapısı karşısında “biz hala yenilikciyiz” diyen veya demeye çalışan bir işletim sistemidir.

Tıkanan alt yapısı diyorum, çünkü Windows’un şuan’da kullanmakta olduğunuz en son versiyonu olan Vista’sı bile 91 senesindeki dos alt yapısına dayanmaktadır. Projenin büyük olması ve herseyi yeniden geliştirmenin çok maliyetli olması söz konusu olsa gerek, Microsoft yıllardır çevirip çevirip aynı şeyleri bir kaç iyileştirme ile bizlere sunmaya devam etmektedir.

Fakat işin asıl kötü olan kısmı, Microsoft’un pazarlama gücünün azımsanmayacak kadar iyi olmasından dolayı sanki piyasada başka işletim sistemi yokmuş gibi her yeni aldığınız makine ile birlikte kurulu geliyor olmasıdır. Windows’un alt yapısının berbat olduğunu bilgisayar üreticileri bilmiyor mu sanki? Evet biliyorlar, fakat windows yerine hangi işletim sistemini versinler?!?!? Yok öyle birsey aslında bu sizin kafanızda bilgi yetersizliğindan oluşmuş bir kuruntudur. Tabiki verilecek başka işletim sistemleride var.

Halen saçma explorer göçmeleri, kilitlenmeler, sistem çökmeleri… bunlar 2001 senesinden bu zamana kadar geçen sürede, bir türlü iyileştirilemeyen hatalar! Ozamandan bu zamana yeniden yazsalar yazılırdı, fakat yeniden yazdıklarını idaa ettikleri Vista’da bazı core dll olarak adlandırılan dll lerin XP SP2 versiyonundan farksız ve hatta hiç dokunulmamış olduğunu biraz bilgisayardan anlıyorsanız görebilirsiniz.

Böylesine bozuk bir alt yapıya sahip olan işletim sistemine verilen yazılımsal destek azımsanmayacak boyutlarda olduğundan ve birazda ekmek parası derdinden, maalasef halen konuya uzak kullanıcılar Microsoft Windows kullanmak zorunda bırakılıyor.

Mac OS

Mac OS, son adı ile Mac OS X, apple firmasının, Xerox’un geliştirmiş olduğu işletim sisteminin fikrini çalarak, kendi adları ile geliştirmiş oldukları bir işletim sistemidir. Bu çalıntı fikir 99 senesinin sonlarında köklü bir değişime giderek tamamen yeni ve Linux tabanlı bir çekirdek üzerine (Darwin) tekrardan yapılandırıldı ve bugünkü görünümüne kavuştu.

Apple firmasının geliştirmiş olduğu bir işletim sistemi. 3 işletim sistemi içinde en iyisi diyebiliriz aslında. Ama en iyisi demek için önce bazı şartları yerine getirmeniz gerekiyor.

Apple firmasının doğuşu, donanım ile oldu. Dünyanın ilk kişisel bilgisayarını görücüye çıkartdıklarında, donanım ve bu donanım ile uyumlu çalışan bir işletim sistemini tanıttılar. Sene 86! Taaa ozamandan bu zamana 22 sene geçmiş olmasını bir yana bırakın, teknoloji nasıl aldı başını gitti anlam veremiyorsunuz, fakat apple bu sürede hiç değişmedi ve 22 senedir sürdürdüğü geleneği devam ettiriyor.

Yukardaki paragrafı size kısaca açıklayim, eger Mac OS kullanmak istiyorsanız, gidip bir tane apple bilgisayar almanız gerekiyor, kendi topladığınız veya herhangi bir bilgisayar üreticisinin çıkardığı makine üzerine Mac OS kurma gibi bir şansınız yok denecek kadar az…

İşte bu noktada, bu yazının konusu olan 3 işletim sistemi içinde en iyisi Mac OS diyebilirmiyiz sorusunu size yeniden sormak istiyorum…

Microsoft Windows, her nekadar kötü bir işletim sistemi olsada, donanım üreticilerinden aldığı sürücü desteği ile alacağınız her yeni donanımı, kendi basınıza kurduğunuz bir bilgisayara kolaylıkla tanıtabilirsiniz. Windows’un neden en yaygın işletim sistemi olduğunun en bariz nedenlerinden biri budur. Windows donanım bağımsız çalışan, hemen hemen her bilgisayara çokta zorluk çıkarmadan, sürücü sıkıntısı olmadan kurulabilen bir işletim sistemidir.

Diğer tarafta Mac OS, sadece apple makinelerde çalışan bir işletim sistemidir. 1, 2 sene öncesine kadar PowerPC işlemci kullandığı için yaygınlaşamadığı düşünülüyordu. Fakat Intel mimarili x86 işlemcilere geçmesininde aslında apple’ın politakalarında herhangi bir değişiklik olmadığını gösterdi. Aynı özelliklere sahip biri herhangi bir PC diğeri Apple olan iki makineden Apple olanına Mac OS hiç bir sıkıntı oluşturmadan kurulurken, PC olana kurulamıyor. Bu Apple’ın EULA adı altında yaptığı donanım-yazılım ilişkili bir anlaşmadan kaynaklı güzel bir tekelcilik politikasıdır. Yani Apple için gönül rahatlığıyla tekelci bir firma diyebiliriz. Bir Apple aldığınızda sadece bir yere bağlı kalıp, herhangi bir sıkıntı oluştuğunda Apple’ın keyfini beklemek durumunda kalıyorsunuz.

Bu nedenden dolayı, Mac OS her nekadar şeker gibi arabirimi ve Linux tabanlı Darwin çekirdeğinden aldığı gücü ile içlerinde en iyisi gibi gözüksede, sizi sadece Platform bağımlı değil aynı zamanda donanım bağımlıda bıraktığından, bu onun hanesine kocaman bir eksi (-) olarak işleniyor.

Linux

Linux, bilgisayar mühendisliği bölümünde okuyan linus adlı bir arkadaşın unix tabanlı bir işletim sistemi çekirdeğini baz alarak ve çeşitli yan geliştirmeler ile harmanlayarak geliştirmiş olduğu bir bitirme projesidir.

Linux, aslında işletim sistemini oluşturan çekirdeğin adıdır. Bu arada deminden beri çekirdek falan deyip duruyorum. Şu çekirdek mevzusuna bir açıklık getirelim.

Çekirdek denilen kısım, işletim sisteminin temelini oluşturan ve donanımsal parçalar ile programların haberleşmesini, iletişim kurmasını sağlayan düşük seviyeli programdır. Düşük seviyeli programdan kasıt, yazılan kodun donanıma direk hükmedebiliyor olması anlamına gelmektedir. Örneğin Mac OS’un çekirdeği Darwin adında Linux benzeri bir çekirdektir. Window’un çekirdeği 91 senesinden kalma DOS dur. Linux zaten bahsi geçen işletim sisteminin çekirdeğinin adıdır.

Basit bir örnekle bu çekirdek ne yapar onu anlatayım. Örneğin klavyeden T tuşuna bastınız, çekirdek bunu alır, yorumlar ve ilgili yerlere taşır. Bir ses kartı aldınız diyelim. Bu yeni ses kartınızı taktığınızda çekirdek bunu görür, anlar, tanımlar… Bir dosyayı bir yerden diğer yere taşımak veya kopyalamak istediğinizde, bunu çekirdekteki fonksiyonlar yapar…

Linux çekirdeği kullanılarak geliştirilen işletim sistemlerinin hepsine birden Linux diyoruz. Mandriva, Redhat, Suse, Ubuntu, Pardus, Fedora… Linux çekirdeği üzerine geliştirmeler yaparak kendi başlarına bir takım yenilikler koyuyorlar ve bunların dağıtımını yapıyorlar. Linux açık kaynaklı bir çekirdektir. Eğer yeteri kadar iyi bir C programcısıysanız, sizde bu çekirdeği indirip, kendi eklentilerinizide yaparak, kendi dağıtımınızı oluşturabilirsiniz. Yani tabiri caizse, Linux orta malıdır, kimse sahiplenmez ve başı kıçı belli değildir.

İşte bundan dolayı, donanım geliştiriciler bir donanımı geliştirirken karşılarında bir ilgiliyi bulamadıklarından dolayı, Linux e yapılacak geliştirmenin firma bünyasında bir Linux ekibi kurarak yapılması gerektiğini ve bu ekibinde maliyetli bir ekip olduğunu bildiklerinden dolayı, bir donanımı aldığınızda bu donanımın Linux sürücülerinin olmama ihtimali çok yüksektir.

Fakat kendim yapayimde nasıl yaparsam yapayimCILAR, bu donanımı aldıklarında, oturup yeri geldiğinde genel geçer kaynaklardan yeri geldiğinde firmanın donanım teknik dökümantasyonlarından yararlanarak bu donanıma sürücü geliştirirler ve kendi sitelerinde veya bağlı oldukları dağıtım forumlarında yayınlarlar. Sizde google da bir arama yaptığınızda rastlarsanız indirirsiniz, rastlamazsanız donanım size bakar siz donanıma…

İşte bu nedenlerden dolayı Linux, yeni aldığınız bir makinede çalışmayabilir veya çok temel özelliklerle çalışabilir.. Evdeki 1 veya 2 senelik bir makineye son versiyon linux dağıtımlarından birini kurduğunuzda, sahip olduğunuz donanımlara geliştirilmiş özel sürücüler bu son sürüm dağıtımda var ise donanıma özel özellikler kullanabilir veya en kötü haliyle temel özelliklerle donanımı çalıştırabilirsiniz. En basit örnek, ses kartınızın S/PDIF çıkışı Windows’da çalışır çünkü Windows’a özel yazılmış kartın bütün özelliklerini gün yüzüne çıkartan bir sürücü ile gelir, fakat Linux de ses kartınızdan ses çıktığında allahınıza şükretmeniz gerekebilir.

Şimdi diyeceksiniz ki sen Linux u bokun içine sokup çıkartmışsın… Evet doğru sokup çıkarttım ama yarın bir gün Windows’un virüsünden, takılmasından, problemlerinden sıkılırda Linux e geçmeyi kafaya koyarsanız herşeyi yerli yerine oturtana kadar yaşayacağınız sıkıntıları bilmenizde fayda var. Şahsen benim Linux e geçişim 2 ayı sancılı olmak üzere toplamda 4 ay sürdü ve bundan sonrasında artık ne Windows ne Mac OS kullanırım ben deyip, sizlerinde gözlerini açma ve kendi başınıza Linux kullanabilme seviyesine yükseltmek amaçlı bu blog sitesinde amme hizmetine başladım…

İşin güzel yanı şu; artık Adobe’undan, AMD’sine, SUN’ından NVIDIA’sına kadar çeşitli büyük firmalar, Linux geliştirmelerine arka çıkıyorlar ve son zamanlarda destek bile vermeye başladılar. Örneğin bir nVidia markalı ekran kartı aldığınızda çok büyük ihtimalle cdsinin içinde Linux sürücüleride gelecektir.

Bu değişimin yaratıcısı aslında yine Windows. Çünkü Windows artık çıkmaza girdi ve yavaş yavaş ister son kullanıcılar olsun ister üreticiler alternatif aramaya başladılar ve windows a en iyi alternatif şu an için linux gibi gözüküyor. Yakın zaman sonra linux makinelerde 3D destekli EA oyunları oynamaya başlarız gibime geliyor. Masaüstü efektlerinde Linux zaten Windows’dan açık ara önde… GNome masaüstü paketi ile Compiz masaüstü yöneticisini PC’nize kurduğunuzda, grafik anlamında gördüklerinize inanamayacaksınız ve bütün o inanılmaz şeyleri makinenizi azıcık bile yavaşlatmadan yaptığına tanık olacaksınız…

Linux ve son kullanıcı açısından kullanım kolaylığı, dağıtımdan dağıtıma farklılık gösterdiğinden size burada sadece 1 adet dağıtım tavsiye edeceğim ve ilerleyen yazılarımın hepsinde bu dağıtım üzerinden anlatım yapacağım. Bundan dolayı, eğer benim sitemi takip ederek bir Linux işletim sistemi kullanıcı olmak istiyorsanız benim önereceğim dağıtımı indirip makinenize kurmanızda fayda vardır. Aksi halde bir süre sonra bu site sizin Linux kaynağınız olmaktan çıkacaktır.

Ben kendi makinemde, internette bolca kaynağın bulunmasından ve artık Linux’un insana hitap etmesini sağladıklarından dolayı Ubuntu Linux dağıtımını kullanıyorum ve sizelerede onu kullanmanızı öneriyorum. Ubuntu Linux dağıtımını www.ubuntu.com adresinden indirebilirsiniz.

Ufak Ufak Ubuntu Linux hakkında yazıları çoğaltacağım. Şimdilik siz Ubuntu Linux’u makinenize indirip CD’ye çekmek ile vakit geçirebilirsiniz.